Kireçlenme, halk arasında sıkça duyduğumuz bu yakınmaların adı Osteoartrit! Maalesef bu hastalık birçok insanın yaşam kalitesini bozmaktadır. Kimseye minneti olmayan insanlar bu hastalığa yakalandıktan sonra (ileri aşamada) başka insanların fiziksel yardımlarına ihtiyaç duyabilirler.
Hastaların fiziksel sağlığını olduğu kadar psikolojilerini de olumsuz etkilemektedir. Kireçlenme derken aslında çoğunlukla eklem kireçlenmesinden bahsederiz.
Ellili yaşlarda daha sık olarak görünse de bunun istisnası yok değil. En çok eller, kalça, diz ve omurgada bulunur. Bu hastalık kadın erkek cinsiyet ayrımcılığı yapmaksın türümüzün tümünde eşit oranda görülür.
Günlük hayatta eklemlerimizde kireçlenme olduğunu nasıl anlarız? Oturup kalkmakta zorlanıyor muyuz? Merdivenler giderek gözümüzde büyüyor mu? Sabah kalktığımızda ilk adımda tutuluyor muyuz? Cevabımız evetse biz Osteoartrite yakalanmış olabiliriz demektir.
Kireçlenme eklemlerimizin işlevselliğini bozar bu bize ağrı, sızı olarak yansır. Vücudumuzda üç tür eklem çeşidi vardır. Kireçlenme rahatsızlığı “oynar eklemlerimiz” de ortaya çıkar. Kireçlenme oynar eklemlerin çalışma prensibini bozar. Kemiklerimiz karşı karşıya geldiği yere biz eklem deriz. Kemik uçları kıkırdakla kaplıdır. Bir kemiğin çıkıntısı diğer kemiğin girintisine denk gelir.
İlginizi çekebilir: Diz Kireçlenmesine Hangi Bitkiler İyi Gelir?
İki kemiğin arasında bir boşluk “sinovya” vardır. Bu boşluk harekete imkân verir ve çevresi “sinovya zarı” denilen bir tür süzgeç görevi gören zar ile kaplıdır. Bu zarın işlevi bozulursa içeriye girmesi gereken özel sıvı giremez. Sinovyal sıvının yokluğu kemikleri harap (dejenerasyon) eder. Bu durum önce hareket kısıtlılığına sonra şekil bozukluğuna kadar giden bir tabloda seyreder.
Günlük hayatta yaptığımız harekete bağlı olarak vücudumuzda kireçlenme ortaya çıkabilir. Ayakta saatlerce ders anlatan bir öğretmenin kalça ve diz eklemleri, inşaatta çalışan; keser kullanan bir kalıp ustası dirsek eklemi kireçlenmeye maruz kalabilir.
Modern tıp kireçlenmenin hangi eklemde olduğuna bağlı olarak çeşitli tedaviler uygular:
Bu sorunun cevabı tedavi amaçlı kullanılan bitkiye göre değişir olmalıdır. Buraya kadar modern tıbbın teşhis ve tedavi için aldığı tedbirleri inceledik. Kireçlenme hastalığı “terü taze” bir hastalık değildir. Bu kıdemli ve inatçı hastalıkla insanlık binlerce yıldır mücadele ediyor.
Kireçlenmeye karşı alacağımız ilk tedbir kilo vermemiz olacaktır. Fazla kilolar diğer bir çok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da olumsuz bir etkendir. Kireçlenme ve şifalı bitkiler dediğimizde kullanacağımız ilk şifalı bitki çınar yaprağıdır. Kullanımı basit olsa da önerilen tedavinin takip edilmesi gerekmektedir.
Tedavi süresince ağrıya yol açmayan egzersizler yapılıp süt ve süt ürünleri bol bol tüketilir.