Tıbbı ve Aromatik Blog

Aşırı Zayıflık Hastalığı için Çakal Eriği

<b>Aşırı Zayıflık</b> Hastalığı için Çakal Eriği

Aşırı zayıflık hastalığında bazı şifalı bitkiler uzman doktorlar tavsiyesinde kullanılabilirler. Bu şifalı bitkiler arasında çakal eriği, saplı meşe, ve şerbetçi otu bulunmaktadır.

Google News Logo

İçeriklerimizden hemen haberdar olmak için Google News’ten ücretsiz abone olun.

Abone Ol

Aşırı Zayıflık Hastalığı

Aşırı zayıflık günümüzde her 100 kişiden 1’inde görülmektedir. Bazı insanlar çok zayıf olmalarına rağmen kendilerini şişman hissederler ve sürekli kilo alırım korkusuyla yaşarlar ve bilinen bazı uygunsuz ve insan metebolizmalarına uygun olmayan davranışlarda bulunabilirler. Aşırı zayıflık hastalığında bazı şifalı bitkiler uzman doktorlar tavsiyesinde kullanılabilirler.

Bu şifalı bitkiler arasında çakal eriği, saplı meşe, ve şerbetçi otu bulunmaktadır.

Aşırı zayıflık ve zafiyetlerde ayrıca büyümeyi ve gelişmeyi destekleyici olan çakal eriğinin kullanılması bazı kitaplarda tavsiye edilir. Marmelatı, çayı, veya şarabı olan çakal eriğinin bu üç besini bu hastalıkda kullanılmaktadır.

Aşırı Zayıflık Hastalığı

Acı ve sert bir tadı olan ve kendine özgü bir kokusu olan Saplı Meşe otu Aşırı zayıflık, Lenf bezlerinin şişmesi , Sindirim Organları Zayıflığı gibi bir çok hastalıkda şifa olarak kullanılır.
Aşrı zayıflık hastalığında tedavi amaçlı kullanılan Şerbetçi Otu bu hastalığın dışında cilt hastalıklarında, iştahsızlıkda, nöralaji, sindirim bozukluğu gibi hastalıklardada kullanılmaktadır. Bu btkinin çoğu ülkede tarımı yapılmaktadır.

İlginizi çekebilir: Dünyanın En Sağlıklı Yiyecekleri

Aşırı zayıf nedir? Sınırı nereden başlar?

Tüm dünyaca kabul edildiği üzere vücut kitle endeksi (BMI) 18.5’un altında yer alıyorsa aşırı zayıf olarak nitelendirilir. Vücut kitle endeksi kilonuzun boyunuzun karesine bölümüyle hesaplanır (kg/m2).

Çok zayıf kişilerde bulunduğu söylenen bu genin tip 2 diabet ve kardiyovasküler hastalık riskini arttırdığı söylenmekte. Cambridge Üniversitesinden Dr. Ruth Loos bu genin iç organlarda bulunması gereken yağları da yok ettiğini ve bu şekilde risk faktörlerini oluşturduğunu belirtti.

Bu genin sadece resmin bir parçası olduğunu belirten Loos, sadece Amerikada yılda 34000 kişinin aşırı zayıflığa bağlı sorunlardan ötürü öldüğünü vurguladı. Yılda aşırı kilo almaya bağlı 112.000 kişi hayatını kaybederken, aşırı zayıflığa bağlı ölüm oranlarının da yüksek olması tehlike sınırlarını zorlamaya başladı.

Bir çok kişinin zayıflığından ötürü sahip olduğu risklerden habersiz olduğunu vurgulayan bilim adamları başlıca tehlikeleri şöyle sıraladı:

Kemik kırılmaları, eklem problemleri ve kalp krizi, düşük, depresyon, akciğer problemleri, sperm kalitesinin düşmesi, trafik kazalarında ölme.

Sağlıklı kilo alabilmek için;

  • Günün en önemli öğünü olan kahvaltı muhakkak yapılmalıdır ve erken saatte yapılması kilo alımında çok önemlidir.
  • Kilo almak isteyenler kesinlikle öğün atlamamalıdır. Düzenli beslenme ve kaliteli beslenme olmazsa kilo alımı gerçekleşmez.
  • Kas dokusunun artırılması için protein ve karbonhidrat alımına dikkat etmek gerekir. Her öğüne muhakkak hem karbonhidratlı bir gıda hem yağlı hem de proteinli bir besin koymak gerekmektedir.
  • Ara öğünlerde kalori değeri ve protein değeri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Özellikle fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, tost, süt, kek, taze ve kuru meyveler, ayran gibi gıdalar alınmalıdır.
  • Yemekle beraber alınan içecek hızlı doyuma sebep olur. Su tüketimi bile yemekten 45 dakika sonraya bırakılmalıdır.
  • Baharatlar ve bazı soslar salçalı yemekler iştah açar. Yemekleri pişirirken hipertansiyonu olmayan kişiler rahatlıkla kullanabilirler.
  • Yemeklerde bazı öğünlerde salata yerine taneli meyve kompostoları tüketilebilir.
  • Tatlılar iştahı azaltmayacak makul miktarda tüketilmelidir. Çok fazla tatlı tüketimi ana yemeklerin alımının azalmasına ve iştahın kapanmasına sebeptir.
  • Çok yoğun egzersiz yapılmamalıdır. Bunun yerine yemekten 1 saat öncesi yapılacak 30 dakika hafif tempolu yürüyüş iştahı açar ve kalori alımınızı artırır.
  • Yemekler pişirilirken besin değeri arttırılmalıdır. Örneğin makarnalar peynirli, kıymalı olabilir. Kek ve pastalar fındık cevizli yapılabilir. Çorbalara kıyma, buğday, pirinç, patates, şehriye koyulabilir.
Kaynaklar »»